İtalyanca Almanca Fransızca Diksiyon [trad. 'Dizione in italiano, tedesco e francese']

Autore:
H. Yıldız Dağdelen | Dağdelen H. Yıldız

Luogo:
İstanbul | Istanbul

Editore:
Pan Yayıncılık | Pan yayıncılık

Anno: 2011

Tipo: Manuale di ortografia/ortoepia

Altre Indicazioni:

Resimler ['Immagini']: Selma Emiroğlu Aykan

Metalingua:
Turco

Lingue oggetto:
Francese
Italiano
Tedesco

Sistema di scrittura:
Latino

Luogo conservazione:

Disponibile presso la Biblioteca Nazionale di Turchia

Consistenza: 174 pp.

İçindekiler [trad. 'Indice']

Önsöz, p. 9
BÖLÜM 1: DİKSİYONA GİRİŞ p. 11
Diksiyon Nedir?
Uluslararası Fonetik Alfabe
Fonetik yazım nasıl okunur?
Konuşma Sesleri (Fonemler)
A. Ünlüler
1. Dil ünlüleri
2. Dudak ünlüleri
3. Bileşik ünlüler
4. Geniz ünlüleri (Nazal ünlüler)
5. Yansız (Nötr) ünlüler
6. Diftong (Çift ünlü) ve Triftong (Üç ünlü)
B. Ünsüzler
1. Boğumlanma konumuna göre
2. Sesdeki engelleminin biçimine göre
3. Ses tellerinin katılımına göre
BÖLÜM 2: TÜRKÇE p. 29
Genel Bakış
Ünlüler
Ünsüzler
BÖLÜM 3: İTALYANCA p. 37
Genel Bakış
Ünlüler
A
E
Açık (E)
Kapalı (E)
I
Sessiz (i)
O
Açık (0)
Kapalı (0)
U
İtalyanca'da diftong ve triftgonlar
1. Diftong
2. Diftonglarda Vurgu
3. Triftong
Italyanca'da Vurgu İtalyanca'da Ses Düşmesi
Ünsüzler
B
C
D
F
G
H
K
L
M
N
P
Q
R
S
T
V
W
X
Y
Z
BÖLÜM 4: ALMANCA p. 89
Genel Bakış
Ünlüler
A
AE
E
I
O
Ö
U
Ü
Y
Almanca'da Diftonglar
Ünsüzler
B
C
D
F
G
H
K
L
M
N
P
Q
R
S
T
V
W
X
Y
Z
Almanca'da sözcük yapısının okunuşa etkisi
1. Basit sözcüklerde heceleme
2. Sonek ve önek alan sözcüklerde heceleme
3. Bileşik sözcüklerde heceleme
Almanca'da ulama
Birbirini takip eden ünsüz çiftlerinin okunuşu
BÖLÜM 5: FRANSIZCA p. 125
Genel Bakış
Ünlüler
A
E
I
O
U
Y
Ünsüzler
B
C
D
F
G
H
J
K
L
M
N
P
Q
R
S
T
V
W
X
Z
Liaison
1. Liaison hangi durumlarda uygulanır?
2. Liaison hangi durumlarda uygulanmaz?
3. Liaison'da (h) ile başlayan sözcükler
L'enchaînement vocalique
L'enchaînement consonantique
L'Elision
L'assimilation
Kaynakça, p. 174

ÖNSÖZ
Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda "Türkçe ve Yabancı Dillerde Müzikli Diksiyon' dersi vermeye başladıktan sonra 'diksiyon' üzerinde düşünme ve araştırma gereğini duydum ve klasik müzikte en çok kullanılan yabancı dillerin (İtalyanca, Almanca ve Fransızca) nasıl yazıldıklarını ve okunduklarını açıklayan notlar hazırlamaya başladım. Uzun bir süreç sonunda oluşan bu kitabın eksiksiz ve hatalardan arındırılmış bir biçimde size ulaşması için yoğun çaba sarfedildi.
Benim konservatuvarda öğrenci olduğum 1950'li yıllarda bu konularda yardım alabileceğimiz kitaplar pek yoktu. Buna karşın konservatuvardaki şan hocalarının ikisi dışında tümünün yabancı olması bizler için bir şanstı. Konservatuvarda ders verdiğim sürece şarkıcıların en çok kullandıkları yabancı dillerin (İtalyanca, Almanca, Fransızca) nasıl telaffuz edildiklerini öğretmem gerektiğinde ise bu konuya bakış açım değişti, Uluslararası Fonetik Alfabe kaçınılmaz oldu.
Bildiğim kadarıyla bugün de anadili Türkçe olanlar için bu yabancı dillerin nasıl telaffuz edildiklerini açıklayan kapsamlı bir çalışma bulunmamakta. Bu kitaptan yalnız şarkı söyleyenlerin değil, bu yabancı dilleri öğrenmek isteyenlerin, bu dillerde herhangi bir sözcük veya isim söylemek durumunda olan herkesin yararlanabileceğine inanıyorum ve bu konudaki önemli bir boşluğu doldurma yönünde yapıcı bir adım atmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Kitabın başlıca amacı kolay anlaşılır olması, bir sözcük ya da bir harfin okunuşunu öğrenmek isteyen birisinin en kısa yoldan aradığı bilgiye
ulaşabilmesidir. Okuyucunun bu üç dilde (İtalyanca, Almanca, Fransızca) her harfin değişik konumlarda nasıl telaffuz edildiğini fazla zaman kaybetmeden bulabileceğini umuyorum. Bu kitaptaki bilgileri katı bir şekilde ezberlemeye çalışmak pek akıllıca olmaz. Eserleri çalışırken sırası geldikçe ve sorunlarla karşılaştıkça bu kitaba başvurmak daha akıllıca olacaktır. Fonetik eğitimi kendi başına bir amaç değil, bir dili öğrenmek, o dili yaşayabilmek için aşılması
gereken bir süreçtir. Bu süreci bir oyun olarak benimseyin ve yabancı bir dilin değişik tınılarını ve sizde yarattığı davranış değişikliğini keşfetmenin merakı ve heyecanı ile yaşamaya bakın. Sözcüklerin tadına varmayı deneyin. Hangi dilde olursa olsun güzel ve doğru konuşmak insanın kendini daha iyi, daha güçlü hissetmesini sağlar.
Yeni bilgiler edinmek isteyen bir insanın öğrenmeye açık bir konumda olabilmesi, istek, merak ve sevinçle çalışmaya başlamasına bağlıdır. Böyle keyifli ve rahat bir araştırma havası içinde zihnimiz ve duyularımız rahatlamış ve yeniyi almaya hazır bir konumdadır. Bu yüzden ben de bu kitaba ufak, neşeli ve sevimli çizimlerle bir miktar mizah katma isteğini duydum. Aklıma ilk gelen isim Selma Emiroğlu Aykan oldu. Teklifimi kabul eden Aykan ülkemizin ilk kadın karikatüristidir. Çizgileri çeşitli yayın organlarında yayınlanmaya başladığında henüz 16 yaşında idi. 20 yıl boyunca Doğan Kardeş çocuk dergisinden çocuklara da seslendi. Bu arada İstanbul Belediye Konservatuvarı'nda şan çalışmalarına başladı. Aynı yıllarda İstanbul Belediye Konservatuvarı'nda öğrenciydik ve çok sayıda konser ve etkinlikte beraber olduk. İstanbul Şehir Operası'nın ilk solistlerinden olan Aykan, bu sahnede birçok başrolü yorumladı. Almanya'ya yerleştikten sonra uzun süre konser şarkıcılığı yaptı. Yıllardır Münih'te şan pedagogu olarak başarılı şarkıcılar yetiştirmekte.

[trad. 'PREFAZIONE
Dopo aver iniziato a tenere il corso di Dizione musicale in lingua turca e in lingue straniere presso il Conservatorio Statale dell’Università Mimar Sinan, ho sentito la necessità di riflettere e di svolgere ricerche sulla dizione e ho cominciato a preparare degli appunti che spiegassero come si scrivono e come si pronunciano le lingue straniere più utilizzate nella musica classica (italiano, tedesco e francese). Al termine di un lungo processo, è stato profuso un grande impegno affinché questo libro, nato nel corso del tempo, giungesse a voi in una forma completa e priva di errori.
Negli anni Cinquanta, quando ero studentessa al conservatorio, esistevano pochissimi libri dai quali poter ricevere aiuto su questi argomenti. Tuttavia, il fatto che, ad eccezione di due, tutti gli insegnanti di canto del conservatorio fossero stranieri rappresentava per noi una fortuna. Durante il periodo in cui ho insegnato al conservatorio, quando mi sono trovata a dover spiegare come si pronunciano le lingue straniere più utilizzate dai cantanti (italiano, tedesco e francese), il mio punto di vista su questo argomento è cambiato e l’Alfabeto Fonetico Internazionale è diventato inevitabile.
Per quanto ne so, ancora oggi non esiste uno studio completo che spieghi come si pronunciano queste lingue straniere per persone di madrelingua turca. Credo che di questo libro possano beneficiare non solo coloro che cantano, ma anche chi desidera imparare queste lingue straniere e chiunque si trovi nella necessità di pronunciare una parola o un nome in una di esse; e provo la soddisfazione di aver compiuto un passo costruttivo verso la colmatura di una lacuna importante in questo ambito.
L’obiettivo principale del libro è quello di essere facilmente comprensibile e di permettere a chi desidera apprendere la pronuncia di una parola o di una lettera di raggiungere nel modo più rapido possibile l’informazione che cerca. Spero che il lettore possa trovare senza perdere troppo tempo come ogni lettera venga pronunciata in diverse posizioni in queste tre lingue (italiano, tedesco e francese). Cercare di memorizzare rigidamente le informazioni contenute in questo libro non sarebbe molto saggio. Sarà invece più opportuno consultarlo man mano che si studiano i brani e quando si incontrano delle difficoltà. La formazione fonetica non è un fine in sé, ma un processo che deve essere attraversato per imparare una lingua e poterla vivere. Accogliete questo processo come un gioco e cercate di viverlo con la curiosità e l’entusiasmo di scoprire le diverse sonorità di una lingua straniera e il cambiamento di comportamento che essa suscita in voi. Provate ad assaporare le parole. Parlare in modo bello e corretto, in qualunque lingua, fa sentire una persona meglio e più forte.
La capacità di una persona che desidera acquisire nuove conoscenze di porsi in una condizione aperta all’apprendimento dipende dall’iniziare a lavorare con desiderio, curiosità e gioia. In un’atmosfera di ricerca così piacevole e rilassata, la nostra mente e i nostri sensi si distendono e si trovano in una condizione pronta ad accogliere il nuovo. Per questo motivo ho sentito il desiderio di aggiungere a questo libro un po’ di umorismo attraverso piccoli disegni allegri e graziosi. Il primo nome che mi è venuto in mente è stato Selma Emiroğlu Aykan. Aykan, che ha accettato la mia proposta, è la prima donna caricaturista del nostro Paese. Quando i suoi disegni hanno iniziato a essere pubblicati su varie testate, aveva appena sedici anni. Per vent’anni si è rivolta anche ai bambini attraverso la rivista Doğan Kardeş. Nel frattempo ha iniziato gli studi di canto presso il Conservatorio Municipale di Istanbul. In quegli stessi anni eravamo studentesse al Conservatorio Municipale di Istanbul e abbiamo partecipato insieme a numerosi concerti ed eventi. Aykan, una delle prime soliste dell’Opera Municipale di Istanbul, ha interpretato molti ruoli principali su quel palcoscenico. Dopo essersi trasferita in Germania, ha svolto per lungo tempo l’attività di cantante da concerto. Da anni forma con successo cantanti come pedagoga del canto a Monaco di Baviera.']

Compilatore: Bora Avsar

Promotori del progetto

Unistrasi Unimi Unipi Unitus

Partner

Unistrasi Unimi